Yazar Ayşe Sultan Erol ile Nostalji Treni Masum Mahalle Aşkları ve Mektuplar
“Ben de Mektup Taşımıştım…”
“Hadi, kimse görmesin; bunu abine ver.”
Mektubu götürürdüm. Ama benim görevim mektubu vermekle de bitmezdi. Döndüğümde ilk soru hazırdı: “Ne dedi? Ne zaman tekrar gel dedi, (cevabı sabırsızlıkla beklenirdi çünkü) ?”
Sonra ben tekrar cevabını almaya gittiğimde bu kez abimiz elime bir mektup tutuştururdu. Ben yine aynı yolu geri giderdim. Belki o günlerde ne taşıdığımın farkında değildim. Meğer küçücük ellerimde iki insanın heyecanını taşıyormuşum.
Kitabımı okuyan küçük bir kızımızın bu bölümden bu kadar etkilenmesi ise beni ayrıca duygulandırdı. Gamze Ela Yağız, bana bu bölümle ilgili duygularını şöyle anlatmıştı:
“Beni en çok etkileyen aşk ve mektuplar kısmı oldu. Çünkü günümüzde bu tarz ilişkilerin neredeyse hiç kalmadığını düşünüyorum. Eskiden insanlar sevdiklerine mektuplar, şiirler yazar; ne hissettiklerini ve düşündüklerini samimi bir şekilde anlatırlarmış. Bu yüzden bu bölüm benim çok hoşuma gitti.”
İşte beni en çok duygulandıran da, yaşamadığı yılların masumiyetini küçücük bir kızımızın satırların arasından hissedebilmesiydi
Şimdiki gibi bir tuşa basıp saniyeler içinde ulaşmıyordu sevgiler. Bazen iki insanın arasındaki en önemli kişi, elinde küçücük bir mektup taşıyan biz oluyorduk.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Ayşe Sultan Erol ile Nostalji Treni: Kapımız da Gönlümüz de Açıktı 03 Ekim 2026 Cumartesi
- Neden Yoğurtçu Amca? 15 Eylül 2026 Salı
- Ben hayata nereden bakıyorum?” 15 Eylül 2026 Salı