Türk Eğitim Sen Tekirdağ İl Başkanı Fatih Ünlü'nün Basın Açıklaması: Adalet Mülkün Temelidir
29 Eylül 2026 16:18

Türk Eğitim Sen Tekirdağ İl Başkanı Fatih Ünlü'nün Hayrabolu Milli Eğitim Müdürlüğü Hakkında Basın Açıklaması Türk Eğitim Sen Tekirdağ İl Başkanı Fatih Ünlü'nün Basın Açıklaması: Adalet Mülkün Temelidir

Adalet Mülkün Temelidir

Mustafa Söğüt Tüm haberleri

ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR!

Kendi hırslarını, kişisel hesaplarını ve dar çevrelerin beklentilerini kamu yönetiminin önüne koyan anlayışların güç kazandığı dönemlerde, doğru bildiğini söylemek ve adaletin yanında durmak daha da önemlidir.

Çünkü kamu görevi; kişisel yakınlıkların, grup ilişkilerinin veya sendikal aidiyetlerin ödüllendirildiği bir alan değildir. Kamu görevi, millete hizmet etme ve hukuka bağlı kalma sorumluluğudur.

Yöneticiler adaleti rafa kaldırdığında, bunun bedelini yalnızca görevden alınanlar veya haksızlığa uğradığını düşünenler ödemez. Zamanla kuruma, çalışma barışına ve kamu yönetimine duyulan güven de zarar görür.

Yaklaşık 11 ay önce Tekirdağ’da başarılı çalışmalarıyla dikkat çeken Hayrabolulu bir arkadaşımız, İl Millî Eğitim Müdürlüğünün onayı ve teşvikiyle Hayrabolu İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü görevine getirildi.

Görev süresi boyunca çeşitli zorluklara rağmen eğitim adına çalışmalar yaptı. Farklı görüş ve kesimlerden insanların takdirini kazandığı görüldü. Hayrabolu’da yönetim anlayışına ilişkin olumlu değerlendirmeler oluştu.

Ancak bütün bunlara rağmen arkadaşımız 28 Eylül 2026 tarihinde görevden alındı.

Şimdi soruyoruz:

Bu kararın gerekçesi nedir?

Hangi objektif ölçütler esas alınmıştır?

Başarı, liyakat ve kamu yararı mı; yoksa başka değerlendirmeler mi belirleyici olmuştur?

Bu soruların cevabı verilmeden yapılan her değerlendirme eksik kalacaktır.

Daha da önemlisi, Tekirdağ’ın ilçelerinde görev yapan ve asaleten atanmamış üç ilçe millî eğitim müdürü bulunduğu bir süreçte, yalnızca Hayrabolu’daki arkadaşımızın kadrosunun İl Müdürlüğü ve Bakanlık tarafından onaylanmamış olması kamuoyunda doğal olarak soru işaretleri oluşturmuştur.

Elbette karar makamlarının hukuki ve idari gerekçeleri olabilir.

Ancak kamu görevi söz konusu olduğunda, gerekçesi açıklanamayan her karar kamuoyunun sorgulamasına açıktır.

Hayrabolu’daki arkadaşımızın Türk Eğitim-Sen üyesi olması da göz ardı edilemeyecek bir husustur.

Eğer bir yöneticinin sendikal aidiyeti, görevde kalması veya görevden alınması bakımından herhangi bir şekilde değerlendirmeye tabi tutulmuşsa, bunun adı liyakat değildir.

Eğer sendikal tercih, yöneticiler veya eğitim çalışanları açısından bir ayrıcalık ya da dezavantaj sebebine dönüşüyorsa, burada yalnızca bir kişinin değil, kamu yönetimindeki tarafsızlık ilkesinin tartışılması gerekir.

Bu nedenle soruyoruz:

Hayrabolu’da bundan sonra ölçü liyakat mi olacak, aidiyet mi?

Herkese eşit mesafede duran bir yönetim anlayışı mı hâkim olacak?

Eğitim çalışanları sendikal tercihleri nedeniyle herhangi bir baskı veya idari tasarrufla karşı karşıya kalacak mı?

Soruşturmalar ve görevlendirmeler hiçbir şekilde sendikal tercihlerle ilişkilendirilmeyecek mi?

Yöneticiler kendilerini göreve getiren kişi veya çevrelerin değil, devletin ve milletin yöneticileri olduklarını gösterecek mi?

Bunların cevabını zaman gösterecek.

Yeni atanan Hayrabolu İlçe Millî Eğitim Müdürüne görevinde başarılar diliyoruz.

Kendisinden beklentimiz açıktır:

Adaletli olsun.
Liyakati esas alsın.
Herkese eşit mesafede dursun.
Sendikal ayrım yapmasın.
Kamu gücünü kişisel veya grupsal hesapların aracı hâline getirmesin.

Çünkü kamu makamları kimsenin şahsi mülkü değildir.

Hiçbir sendika, hiçbir grup, hiçbir kişi ve hiçbir çevre devletin üzerinde değildir.

Devletin makamları kişilere değil, millete aittir.

Biz kimseyi peşinen suçlamıyoruz.

Ancak hiçbir kararın da sorgulanamaz olduğunu kabul etmiyoruz.

Başarı varsa başarı korunmalıdır.
Liyakat varsa liyakat gözetilmelidir.
Hukuk varsa hukuk herkese eşit uygulanmalıdır.

Aksi hâlde kamu yönetiminde güven duygusunu yeniden tesis etmek mümkün olmaz.

Bugün Hayrabolu’da yaşananları yalnızca bir görev değişikliği olarak görmüyoruz.

Burada asıl mesele, kamu yönetiminde hangi anlayışın hâkim olacağıdır.

Biz bu sürecin takipçisi olacağız.

Kim haklı, kim haksız olduğuna peşinen hükmetmeden; hangi kararın hangi gerekçeyle alındığını, hangi ölçütlerin uygulandığını ve bundan sonra hangi anlayışın hâkim olacağını takip edeceğiz.

Çünkü;

ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR.

Adalet yoksa huzur yoktur.
Adalet yoksa güven yoktur.
Liyakat yoksa devlet yönetimine güven zedelenir.

Güncelleme: 29 Eylül 2026 16:21
BENZER HABERLER
Black Coffe & Tea
Uluslararası Milli Görüş Yardım Organizasyonu - İMG Türkiye
X