Gazeteci Yazar Yusuf Gül Köşe Yazısı: SESSİZLİĞİN VEBALİ: ADALET YALNIZCA MAHKEME SALONLARINDA MI ARANIR? Gazeteci Yazar Yusuf Gül Köşe Yazısı: SESSİZLİĞİN VEBALİ: ADALET YALNIZCA MAHKEME SALONLARINDA MI ARANIR?

17 Ekim 2026 18:53
Gazeteci Yazar Yusuf Gül Köşe Yazısı: SESSİZLİĞİN VEBALİ: ADALET YALNIZCA MAHKEME SALONLARINDA MI ARANIR?


​Tırmanan Cezasızlık Algısı: Cezasızlık hissinin ve infaz zafiyetlerinin toplumun adalet mekanizmasına duyduğu güveni derinden sarsması.
​Toplumsal Güvenlik Krizi: Kadınların, çocukların ve tüm canlıların kamusal ve özel alanda yaşadığı hayati güvenlik tedirginliği.
​Sosyal Medya Adaleti Tehdidi: Adalet arayışının kurumsal mekanizmalar yerine birkaç günlük dijital öfke patlamalarına sıkışması.
​Toplumsal Zihniyet Dönüşümü İhtiyacı: Şiddeti besleyen dille, mağduru suçlayan anlayışla ve gücü haklı sayan toplumsal kabullerle yüzleşme zorunluluğu.
​Toplumun vicdanını kanatan, ortak adalet duygusunu derinden sarsan her yeni olayla birlikte aynı ağır yükü omuzlarımızda hissediyoruz. Güncel haber akışları, sosyal medya platformları ve sokaktaki fısıltılar; konusu ne olursa olsun tek bir ortak noktada birleşiyor: Güvenlik, adalet ve huzur arayışı.
​Kadınların, çocukların ve toplumun kırılgan kesimlerinin yaşadığı her trajik deneyim, bireysel birer vaka olmanın ötesine geçerek sistemsel ve zihniyet temelli bir krize işaret etmektedir. Bu tablo karşısında sorulması gereken asıl soru şudur: Bizler acıyı kanıksamaya, adaleti ise yalnızca mahkeme salonlarının soğuk duvarları arasına hapsetmeye ne zaman razı olduk?
​Cezasızlık Algısı ve Aşınan Toplumsal Güven
​Bir devletin ve toplumun en sağlam çimentosu, tartışmasız biçimde adalet mekanizmasına duyulan güvendir. Ancak bugün toplumun her kesiminde karşılık bulan en temel rahatsızlık, infaz sistemindeki gedikler ve bunun yarattığı "cezasızlık algısı"dır.
​Suçun caydırıcılığı, yalnızca kanun maddalarında yazan ceza süreleriyle değil; cezanın kaçınılmazlığı ve kararlılıkla uygulanmasıyla sağlanır. Suç işleme potansiyeli taşıyan bireylerin hukuki yaptırımlardan kaçamayacağını bildiği bir kamu düzeni inşa edilmedikçe, geçici ve yüzeysel tedbirlerle kalıcı huzura ulaşmak mümkün değildir. Mağdurun adalet ararken yıpranmadığı, suçlunun ise hak ettiği yaptırımla gecikmeksizin yüzleştiği bir mekanizma, toplumsal barışın yegâne garantisidir.
​Hukuki Düzenlemelerin Ötesinde: Zihniyet Dönüşümü
​Şüphesiz ki yasal çerçevenin sertleştirilmesi ve uygulamanın sıkılaştırılması hayati önem taşımaktadır. Fakat meseleyi yalnızca mevzuat değişikliklerine indirgemek, sorunun kök nedenlerini gözden kaçırmak anlamına gelir.
​Şiddeti meşrulaştıran dili, mağduru yargılayan toplumsal refleksleri ve gücün haklılık sayıldığı mantığı dönüştürmedikçe tam anlamıyla bir iyileşmeden bahsedilemez. Eğitimden aile içi iletişime, medyada kullanılan dilden günlük hayattaki etkileşimlere kadar her alanda şiddeti besleyen unsurlarla bütüncül bir mücadele yürütülmelidir.
​Gelecek Nesillere Karşı Sorumluluk
​Geleceğe güvenle bakan bir toplum inşa etmek; kadınların sokakta endişesiz yürüyebildiği, çocukların güvenle büyüdüğü ve adalete olan inancın sarsılmadığı bir iklimi yaratmaktan geçer. Bu mücadele; siyasi, ideolojik veya konjonktürel hesapların tamamen üzerinde, doğrudan insani ve milli bir sorumluluktur.
​Adalet geciktiğinde veya aksadığında, yalnızca mağdur değil; tüm toplum geleceğe ve devlete olan inancını kaybeder. Bu nedenle bugün atılacak kararlı adımlar, yarının toplumsal yapısını ve huzurunu belirleyecek anahtar niteliğindedir.

AVRASYA’NIN SESİ – TARAFSIZ HABER SİTESİ
Hatay İl Temsilcisi
YUSUF GÜL GEZGİN MEDYA
İmtiyaz Sahibi: Gazeteci-Yazar Yusuf Gül

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
Black Coffe & Tea
Deneme 1
X