Gazeteci Yazar Yusuf Gül Gazeteci Yazar Yusuf Gül Köşe Yazısı. KÜRESEL SAHNEDE YENİ BİR PERDE: SON ZİRVEDE MASANIN ALTINDAKİ HESAPLAR
Dünya liderleri bir kez daha aynı çatı altında toplandı, ancak bu kez masadaki hava her zamankinden daha farklıydı. Protokol gülücüklerinin ve sıkılaşan el sıkışmalarının gerisinde, küresel dengelerin hızla kabuk değiştirdiği açıkça hissediliyordu. Zirve, salondaki süslü konuşmalardan çok kapalı kapılar ardındaki sert pazarlıklar ve derin gerilimlerle hafızalara kazındı.
ZİRVENİN ANA GÜNDEM BAŞLIKLARI VE DETAYLARI
Masanın resmî ajandası küresel istikrarı hedeflese de tartışmalar doğrudan güç odaklarına temas etti:
Enerji Koridorları ve Hammadde Savaşları: Fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde yaşanan hammadde darboğazı ana gündem maddesiydi. Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon arama hakları, Arktik Bölgesi’nin eriyen buzulları altında yatan bakir petrol ve gaz yatakları ile Afrika genelinde yoğunlaşan nadir toprak elementlerinin (lityum, kobalt, nikel) denetimi üzerine çetin pazarlıklar yürütüldü.
Siber Egemenlik ve Yapay Zekâ Savaşları: Yapay zekânın askerî savunma sistemlerine entegrasyonu ve otonom silahların sınırlandırılması masadaki en sert başlıklardan biriydi. Veri güvenliği, ulusal siber sınırların çizilmesi, kritik enerji/finans altyapılarına yönelik devlet destekli siber saldırıların önlenmesi ve küresel çip tedarik zincirlerinin millîleştirilmesi detaylıca ele alındı.
Ticaret Yolları ve Tedarik Krizleri: Çin-Batı hattında yaşanan navlun krizleri ve küresel tedarik zincirindeki kırılmalar karşısında alternatif hatlar tartışıldı. Kızıldeniz ve Tayvan Boğazı gibi kritik deniz geçişlerinin güvenliği, Kuşak ve Yol Projesi’ne karşı geliştirilen Batı destekli alternatif lojistik koridorları (IMEC vb.) üzerinden şekillendi.
Bölgesel Güvenlik ve Silahsızlanma Arayışları: Doğu Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere tırmanan bölgesel çatışmaların küresel enflasyona, gıda krizine ve kitlesel göç dalgalarına etkisi değerlendirildi. Nükleer caydırıcılık antlaşmalarının geleceği ve bölgesel ittifakların yeniden yapılandırılması oturumların odağındaydı.
LİDERLERİN SAHNE PERFORMANSI: KİM NE ANLATTI, KİMİ DİNLEDİ?
Salonda her aktörün resmî bir söylemi, buna karşılık çok daha pür dikkat takip ettiği bir arka planı vardı:
ABD: Resmî konuşmalarında “kurallara dayalı küresel düzen, uluslararası hukuk ve demokrasinin savunulması” vurgusu yaptı. Buna karşın ikili görüşmelerde en çok Çin ve Rusya’nın attığı askeri/ekonomik adımları, Asya-Pasifik'teki yeni ortaklıkları ve Avrupalı müttefiklerinin savunma harcaması taahhütlerini pürdikkat dinledi.
Çin: Sahnede “çok kutuplu dünya düzeni, tarafsızlık ve barışçıl küresel kalkınma” mesajları verdi. Arka planda ise ABD’nin kendisine yönelik hazırladığı yeni teknoloji yaptırımı tehditlerini, Küresel Güney ülkelerinin enerji ve altyapı yatırım taleplerini dikkatle not etti.
Avrupa Birliği: Resmî düzeyde “yeşil dönüşüm, insan hakları ve stratejik özerklik” nutukları attı. Kapalı kapılar arkasında ise ABD’nin sunduğu nükleer ve askerî güvenlik garantilerini, ayrıca Körfez ülkelerinden gelecek uzun vadeli LNG ve doğal gaz tekliflerini dinlemekle yetindi.
Rusya: “Batı merkezli finansal ve siyasi sistemin çöküşü ile yeni güvenlik mimarisi” tezini savundu. Odak noktası ise Çin ve Hindistan’ın enerji alım kapasiteleri ile Batı yaptırımlarını bypass edebileceği yeni finansal mekanizma önerileriydi.
Körfez Ülkeleri: “Ekonomik çeşitlilik, diplomaside arabuluculuk ve küresel finansal istikrar” vurgusuyla sahne aldı. Doğu ile Batı arasında denge kurarak salondaki tüm aktörlerin sunduğu yatırım imkânlarını ve teknoloji transferi tekliflerini dinledi.
MASANIN ARKA PLANI: KİMİN GÖZÜ KİMİN MALINDA?
Kameralar kapandığında ortaya çıkan tablo, açık bir kaynak ve etki alanı mücadelesini teyit etti:
ABD’nin Amacı: İkinci Dünya Savaşı sonrası kurduğu küresel hegemonyayı korumak ve doların rezerv para statüsünü savunmak. Gözü nerede: Pasifik’teki stratejik deniz ticaret rotalarında, Tayvan’ın elinde tuttuğu küresel yarı iletken (çip) üretim kapasitesinde ve Çin’in teknoloji pazarındaki payında.
Çin’in Amacı: Asya-Pasifik bölgesinde mutlak üstünlük sağlayarak küresel tedarik zincirlerinin ana merkezi olmak. Gözü nerede: Afrika ve Latin Amerika’daki elektrikli araç bataryaları için kritik lityum/nadir maden yataklarında; Tayvan’ın teknolojik birikiminde.
AB’nin Amacı: Sanayisini yüksek enerji maliyetlerinden korumak ve küresel oyunda pasifleşmeyi önlemek. Gözü nerede: Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz’deki ucuz doğal gaz rezervlerinde ile gelişmekte olan pazarların tüketim gücünde.
Rusya’nın Amacı: Batı’nın uyguladığı izolasyon politikalarını kırmak ve Batı dışı dünyayla yeni bir finans zinciri kurmak. Gözü nerede: Buzulların erimesiyle ulaşıma açılan Arktik Bölgesi’nin trilyonlarca dolarlık el değmemiş petrol/gaz rezervlerinde ve eski Sovyet coğrafyasındaki jeopolitik etki alanında.
Bu zirve bize gösterdi ki küresel siyaset artık uzun vadeli vaatlerin değil, anlık ve somut çıkar ortaklıklarının sahası. Masadan kalkan irade belirsizliği ortadan kaldırmadı belki ama oyunun kurallarının yeniden yazıldığını tescillemiş oldu.
Avrasya'nın Sesi Tarafsız Haber Sitesi
Hatay İl Temsilcisi Gazetci Yazar
Yusuf Gül
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Gazeteci Yazar Yusuf Gül Köşe Yazısı: TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN DOĞUŞU: ANKA KUŞUNUN KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞUŞU 27 Ekim 2026 Salı
- Gazeteci Yazar Yusuf Gül Köşe Yazısı: SESSİZLİĞİN VEBALİ: ADALET YALNIZCA MAHKEME SALONLARINDA MI ARANIR? 17 Ekim 2026 Cumartesi
- Gazeteci Yazar Yusuf Gül Köşe Yazısı: BAŞARISIZLIĞI BAŞARI DİYE ANLATMAK SİYASÎ ZAYIFLIKTIR 07 Ekim 2026 Çarşamba
- Gazeteci Yazar Yusuf Gül Köşe Yazısı: 25 YILLIK BİR İDEAL, HİÇ SÖNMEYEN BİR MEŞALE: BAĞIMSIZ TÜRKİYE 28 Eylül 2026 Pazartesi
- Gazeteci Yazar Yusuf Gül Köşe Yazısı: SÖYLEM VE EYLEM KISKANÇINDA ORTA DOĞU 21 Eylül 2026 Pazartesi
- KİMİN ELİ KİMİN CEBİNDE? DÜNYANIN GÖRÜNMEYEN GÜÇ HATLARINDA KİM KİME MUHTAÇ? 16 Eylül 2026 Çarşamba