Tuğba Tunalı
Tuğba Tunalı

Tuğba Tunalı Köşe Yazısı Tuğba Tunalı Köşe Yazısı: SEVDİĞİN İNSANI DÜZELTMEYE ÇALIŞMA

30 Eylül 2026 10:21
Tuğba Tunalı Köşe Yazısı: SEVDİĞİN İNSANI DÜZELTMEYE ÇALIŞMA

 

Çünkü aşk, kusursuz birini bulmak değil; gerçek birini görebilmektir.

Birini sevdiğinizi, yalnızca size iyi davrandığı günlerde değil; sizi hayal kırıklığına uğrattığında içinizde hâlâ onu anlamaya çalışan bir yer kaldığında anlarsınız. Peki sevdiğiniz kişiyi gerçekten mi görüyorsunuz, yoksa onu beklentilerinize sığdığı sürece mi seviyorsunuz?

Güzel olduğunda yanında durmak kolaydır.

Size iyi davrandığında…

Sizi hiç üzmediğinde…

Asıl mesele, en sevmediğiniz taraflarını gördüğünüz hâlde hâlâ elini tutabilmektir.

Çünkü sevmek kolaydır. İnsanların bize gösterdiği güzel taraflarını sevmek daha da kolaydır. Zor olan; makyaj silindiğinde, ses yükseldiğinde, sabır tükendiğinde ve geçmişin yaraları ortaya çıktığında ne yapacağımızı bilmektir.

Aşk, insanın vitrinini değil; deposunu gördüğünüzde başlar.

Galiba artık birbirimizi sevmekten çok, birbirimizi düzeltmeye çalışıyoruz.

Kadın erkeği, erkek kadını değiştirmek istiyor:

“Biraz daha şöyle olsa…”

“Keşke böyle davranmasa…”

“Şunu değiştirirse mükemmel olur…”

Mükemmel olur.

Ama senin istediğin kişi olur.

İşte fark tam burada.

⸻

Bugünün ilişkilerinde birini tanıyor, beğeniyor ve hayatımıza alıyoruz. Sonra onun için bir kullanım kılavuzu hazırlıyoruz:

Nasıl giyinecek, kimlerle görüşecek, nasıl konuşacak, ne kadar kıskanacak, ne zaman arayacak, nasıl davranacak…

Hatta bazen nasıl güleceğine bile karışıyoruz.

Sonra buna “ilişki” diyoruz.

Oysa ilişki, bir insanın karakterini yeniden biçimlendirme projesi değildir.

Sevdiğiniz insanı kendinize benzetmeye çalışıyorsanız, belki de onu değil; zihninizdeki hâlini seviyorsunuzdur.

⸻

Bir kadının güçlü olması erkeği rahatsız ediyorsa…

Bir erkeğin duygularını göstermesi kadına zayıflık gibi geliyorsa…

Bir kadın yaş alırken erkek hâlâ onun ilk günkü görüntüsünü bekliyorsa…

Bir erkek değiştiği hâlde kadın onun yıllar önceki hâline tutunuyorsa…

Burada aşkın neresindeyiz?

Belki de birbirimize değil, birbirimizin eski fotoğraflarına âşık oluyoruz.

Oysa insan değişir. Hayat, beden, ses ve öncelikler de onunla birlikte dönüşür. Aşkın gerçek sınavı tam burada başlar:

Değişen insanın yanında kalabiliyor musun?

⸻

Bir insanı kusurlarıyla sevmek, size zarar veren davranışları kabul etmek değildir.

Şiddeti sevgi, aşağılanmayı ilgi, sadakatsizliği romantizm diye adlandırmak hiç değildir.

Kusur başka şeydir, karakter sorunu başka.

Unutkanlık, dağınıklık, içine kapanmak, kelimelerini seçememek ya da hata yapmak konuşulabilir. Fakat biri sizi sürekli küçümsüyor, manipüle ediyor, korkutuyor veya değersizleştiriyorsa mesele artık kusurlarıyla sevmek değildir.

Orada insanın kendisini koruması gerekir.

Çünkü sevgi, insanın kendisinden vazgeçmesini gerektirmez.

⸻

Peki neden birbirimizi değiştirmeye bu kadar meraklıyız?

Çünkü kusursuz ilişki fikri bize kusursuz insan fikrini sattı.

Sosyal medya sürekli gülen çiftleri, mükemmel sofraları, tatilleri ve yıldönümlerini gösteriyor. Kimse gece yarısı mutfakta yaşanan sessizliği ya da “Bugün birbirimizi anlamakta zorlandık” cümlesini paylaşmıyor.

Sonra gerçek bir insanla karşılaşınca şaşırıyoruz.

Oysa gerçek insanın filtresi yoktur:

Öfkesi, korkusu, geçmişi, eksikleri ve yanlışları vardır.

Aşk da belki tam burada başlar.

⸻

Bir gün sevdiğiniz insanın yüzündeki ilk çizgiyi fark edeceksiniz. Saçlarına beyazlar düşecek, hayat onu yoracak; sizin de yüzünüz değişecek.

O gün birbirinizde ne arayacaksınız?

Gençliği mi, güzelliği mi, kusursuzluğu mu?

Yoksa yıllardır yanınızda duran insanı mı?

Zaman güzelliği değiştirir. Ama bazı insanlar, yüzlerindeki çizgiler çoğaldıkça daha tanıdık gelir. Sesleri huzur verir, ellerini tutmak hâlâ iyi gelir. Yanlarında susmak bile bir konuşmaya dönüşür.

İşte aşk belki de budur:

Birinin kusurlarını ezberlemek.

Neye kırılacağını, neye güleceğini, korktuğunda nasıl davrandığını bilmek ve bütün bunlara rağmen:

“Gel, otur yanıma.”

diyebilmektir.

⸻

Belki de ilişkilerde sormamız gereken soru “Bana göre mükemmel mi?” değil, şudur:

“Yanında kendim olabiliyor muyum?”

İnsanın en büyük lüksü, sevdiği kişinin yanında rol yapmak zorunda kalmamasıdır. Güzel, güçlü, haklı ya da kusursuz görünmek zorunda olmamak…

Çünkü insan, kendisini saklamadan sevilebildiği yerde özgürdür.

Biz artık birini olduğu hâliyle sevmek yerine, olmasını istediğimiz hâliyle sevmeye çalışıyoruz. Sonra da ilişkilerin neden yürümediğini soruyoruz.

Belki yürümüyor; çünkü iki insan yan yana yürümüyor. Biri ilerliyor, diğeri onu sürekli değiştirmeye çalışıyor.

Oysa aşk, her zaman aynı yöne bakmak değildir. Bazen farklılıkların içinden, birbirinin elini bırakmadan geçebilmektir.

“Seni kusursuz olduğun için sevmiyorum. Seni tanıdıkça, bütün kusurlarınla birlikte sen olduğunu gördüğüm için seviyorum.”

Çünkü sonunda güzelliğimiz, gençliğimiz, gücümüz ve alışkanlıklarımız değişecek. Geriye şu kalacak:

Birinin yanında kendin olabildin mi?

Değişen hâline sabırla bakabildin mi?

Sevdiğin insanı düzeltmek yerine onu gerçekten tanımaya cesaret edebildin mi?

Aşk, kusursuz birini bulduğunda değil; kusursuz olmayan birinin yanında, kendi kusurlarınla dürüstçe kalabildiğinde gerçek olur.

Ve o zaman anlarsın:

Sevdiğin insanı değiştirmeye çalışmak, çoğu zaman onu kaybetmenin en uzun yoludur.

Oysa bazen yapılacak en büyük şey, elini tutup şunu söylemektir:

“Seni yeniden yaratmayacağım.
Seni küçültmeyeceğim.
Seni kendime benzetmeyeceğim.
Ama her değiştiğinde seni yeniden tanımaya, her sustuğunda seni duymaya ve bütün gerçekliğinle yanında kalmaya çalışacağım.”

Çünkü aşk, bir insanı kendine göre tamamlamak değildir.

Aşk, iki eksik insanın birbirini tamamlamak zorunda bırakmadan, birbirinin yanında eksik kalabilmesidir.

Sın olarak
Kendi şiirsel dünyama dalarak heybemden çıkardığım şu sözlerle kalemi elimden bırakıyorum;

Seni en güzel kusurlarından öptüm , bir gece yarısıydı ve sen en derin uykundaydın !
Hadi kalın sağlıcakla!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
Deneme 2
Uluslararası Milli Görüş Yardım Organizasyonu - İMG Türkiye
X