Tuğba Tunalı
Tuğba Tunalı

Tuğba Tunalı Köşe Yazısı Tuğba Tunalı Köşe Yazısı: Erkek İşi Diye Bir Şey Var mı?

29 Eylül 2026 15:58
Tuğba Tunalı Köşe Yazısı

ERKEK İŞİ DİYE BİR ŞEY VAR MI?

Bir kadın kamyon kullandığında şaşırıyorsak, belki de sorun onun direksiyonunda değil; bizim zihnimizdedir.

Bir kadın kaynakçı olduğunda şaşırıyoruz.

Bir kadın şantiyede kask taktığında dönüp bakıyoruz.

Bir kadın ağır vasıta kullandığında “Vay be!” diyoruz.

Ama aynı işi bir erkek yaptığında kimsenin aklına “Erkek işi yapıyor” demek gelmiyor.

İşte tam burada durup sormak gerekiyor:

Mesleklerin gerçekten cinsiyeti mi var, yoksa biz mi mesleklere cinsiyet biçiyoruz?

Çocukluktan itibaren başlıyor bu ayrım.

Erkeğe araba, kıza bebek…

Erkeğe tamir seti, kıza mutfak…

Erkeğe “Güçlü ol.”

Kıza “Narin ol.”

Sonra o çocuklar büyüyor.

Erkek mühendis olduğunda normal.

Kadın mühendis olduğunda hâlâ bazı insanların aklında küçük bir soru işareti:

“Acaba yapabilir mi?”

İşte mesele tam da bu soru işaretinde.

Çünkü erkek çoğu zaman mesleğine erkek olduğu unutularak giriyor.

Kadın ise mesleğine bazen kadın olduğu hatırlatılarak giriyor.

⸻

ASIL SINAV, BAŞARILI OLDUĞUNDA BAŞLIYOR

Bir kadının erkeklerin yoğun olduğu bir sektöre girmesi bazılarını şaşırtabilir.

Ama asıl şaşkınlık kadın başarılı olduğunda başlıyor.

Kadın yönetici oluyor.

Daha çok para kazanıyor.

Kendi şirketini kuruyor.

Erkek meslektaşlarından daha yüksek bir konuma geliyor.

Ve bir anda meslek konuşulmuyor.

Kadının karakteri konuşuluyor.

“Çok hırslı.”

“Çok sert.”

“Erkek gibi.”

“Kadın dediğin böyle olmaz.”

Bir erkeğin hırslı olması kariyer hedefidir.

Kadının hırslı olması neden karakter problemine dönüşüyor?

Bir erkek otoriter olduğunda “güçlü yönetici” deniyor.

Kadın aynı tavrı gösterdiğinde “çekilmez kadın” olabiliyor.

Belki de mesele kadının sertliği değildir.

Kadının otorite sahibi olmasına alışık olmamamızdır.

⸻

“ERKEK GİBİ KADIN” NE DEMEK?

Bu cümleyi çok sık kullanıyoruz.

“Erkek gibi kadın.”

Güçlüdür.

Sözünü geçirir.

Kolay pes etmez.

Para kazanır.

Kendi ayakları üzerinde durur.

Peki neden bütün bunları anlatmak için bir kadını erkeğe benzetmek zorundayız?

Bir kadın güçlü olduğunda neden yalnızca “güçlü bir kadın” diyemiyoruz?

Çünkü yıllardır gücü erkeklikle özdeşleştirmiş olabilir miyiz?

Daha da önemlisi:

Bir erkeği şefkatli, duygusal, fedakâr veya bakım veren biri olarak gördüğümüzde neden “kadın gibi erkek” demiyoruz?

Çünkü toplum bazı özellikleri kadınlara, bazılarını erkeklere zimmetledi.

Oysa güç de şefkat de cesaret de duygusallık da liderlik de insanidir.

Cinsiyetin tapulu malı değildir.

⸻

KADINLAR BU MESLEKLERE MECBURİYETTEN Mİ GİRİYOR?

Bazen evet.

Ekonomik şartlar, aile sorumlulukları, iş imkanları ve hayatın dayattığı koşullar bir insanın meslek seçimini etkileyebilir.

Ama her kadının seçimini ekonomik zorunlulukla açıklamak da başka bir önyargıdır.

Çünkü bazı kadınlar gerçekten o mesleği seviyor.

Bazıları çocukluğundan beri o işi yapmak istiyor.

Bazıları yeteneğinin orada olduğunu düşünüyor.

Bazıları da sadece “Neden yapamayacakmışım?” diyerek o kapıdan giriyor.

Dolayısıyla kadının tercihinin arkasında tek bir sebep aramak yerine, kadının kendi iradesini de hesaba katmak gerekiyor.

Bir kadın ağır vasıta kullanıyorsa illa hayat onu oraya ittiği için olmayabilir.

Belki direksiyon başında kendini buluyordur.

Bir kadın inşaat sektöründeyse illa “mecbur kaldığı” için değildir.

Belki o işi gerçekten seviyordur.

Bazen kadınlara özgürlük verirken bile onları açıklama yapmak zorunda bırakıyoruz.

⸻

PEKİ ERKEK, KENDİNDEN DAHA BAŞARILI BİR KADINI GÖRDÜĞÜNDE NE HİSSEDİYOR?

Bu sorunun tek bir cevabı yok.

Çünkü erkekler de tek tip değil.

Birçok erkek için başarılı bir kadın meslektaşının, yöneticisinin veya partnerinin başarısı doğal bir durum.

Fakat geleneksel cinsiyet rollerinin daha güçlü olduğu ortamlarda, kadının ekonomik veya mesleki olarak erkekten daha güçlü konuma gelmesi bazı kişiler tarafından alışılmış rollerle çatışan bir durum olarak görülebiliyor.

Ama burada çok önemli bir soru var:

Bir kadının başarısı neden bir erkeğin yenilgisi olsun?

Kadın yükseldiğinde erkek neden düşmüş sayılsın?

Başarı neden cinsiyetler arasında oynanan bir maç gibi görülsün?

Belki de yıllardır yanlış bir denklem kuruyoruz:

Kadın kazanırsa erkek kaybeder.

Oysa gerçek hayat böyle çalışmıyor.

Bir insanın yükselmesi başka bir insanın değerini otomatik olarak düşürmez.

⸻

KADIN BAŞARILI OLUNCA KADINLIĞINI MI KAYBEDİYOR?

Bu soru bile başlı başına düşündürücü.

Kadın kariyer yapıyor:

“Çok eril.”

Kadın para kazanıyor:

“Değişti.”

Kadın yönetici oluyor:

“Çok sert.”

Kadın kendi kararlarını veriyor:

“Erkek gibi.”

Peki kadın ne zaman sadece kadın olarak kabul edilecek?

Kadın olmak neden sessiz olmakla, fedakârlıkla, yumuşaklıkla veya itaatle eşleştiriliyor?

Bir kadın güçlü olduğunda kadınlığından uzaklaşmıyor.

Belki sadece yıllardır kendisine çizilen sınırların dışına çıkıyor.

Kadının güçlenmesi onun kadınlığının azalması değil, seçeneklerinin çoğalmasıdır.

⸻

BİR DE GÖRÜNMEYEN BEDEL VAR

Kadınların erkeklerin yoğun olduğu mesleklerde karşılaştığı mesele yalnızca işe girebilmek değil.

Bazen sürekli kendini kanıtlamak zorunda kalmak.

Aynı hatayı yaptığında “Kadın zaten” denmesi.

Başarısında ise “Şansı vardı” denmesi.

Erkek aynı işi yaptığında deneyimi konuşulurken, kadının özel hayatının konuşulması.

Bunların hepsi kadının omzuna görünmeyen bir yük bindirebilir.

Üstelik aile de bazen bu baskının parçası olabilir.

“Ne gerek var?”

“Kadın başına o iş yapılır mı?”

“Daha kadınsı bir iş seç.”

“Erkeklerin arasında ne işin var?”

İnsanın kendi hayalini en yakınlarının küçümsemesi, yabancıların eleştirisinden daha ağır gelebilir.

⸻

O ZAMAN SORUYU DEĞİŞTİRELİM

“Kadın erkek mesleği yapabilir mi?”

Bu soru bile yanlış bir yerden başlıyor olabilir.

Neden?

Çünkü aynı soruyu erkekler için sormuyoruz.

“Erkek kadın mesleği yapabilir mi?”

dediğimizde kulağımıza tuhaf geliyor.

Çünkü mesleklerin cinsiyetini doğal kabul etmeye o kadar alışmışız ki, tersinden sorulduğunda ayrımın kendisi görünür hale geliyor.

Belki çocuklara artık:

“Bu kız işi.”

“Bu erkek işi.”

demek yerine:

“Sen neyi iyi yapıyorsun?”

diye sormalıyız.

Çünkü bir insanın mesleğini belirlemesi gereken şey cinsiyeti değil;

yeteneği,

eğitimi,

ilgisi,

imkânları

ve kendi tercihidir.

⸻

Bir kadın pilot olduğunda uçak kadınlaşmaz.

Bir erkek hemşire olduğunda hastane erkekleşmez.

Bir kadın şoför olduğunda kamyon kadınlaşmaz.

Bir erkek aşçı olduğunda mutfak erkekleşmez.

İş, iş olarak kalır.

Cinsiyeti biz ekleriz.

Belki artık “Erkek işi” demeyi bırakıp sadece “İş” demeyi öğrenmemizin zamanı gelmiştir.

Çünkü sonunda geriye tek bir soru kalıyor:

Bir insan yaptığı işle mi kadın veya erkek olur, yoksa biz ona yaptığı iş üzerinden bir kimlik mi biçiyoruz?

Belki de asıl değiştirmemiz gereken kadınların meslekleri değil.

Bizim kafamızdaki mesleklerin cinsiyeti.

Sizi bu düşüncelerle başbaşa bırakırken, elimde penseyle birkaç ev içi iş beni bekliyor… :)
Hadi kalın sağlıcakla!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
Black Coffe & Tea
Deneme 1
X