DEVA Partili Zeynep Sudan: “Kocaeli’deki tablo Türkiye ekonomisi için uyarıdır”
DEVA Partili Zeynep Sudan:“Kocaeli’deki tablo Türkiye ekonomisi için uyarıdır”
$ Dolar 48,4953 %0,52
€ Euro 56,4221 %0,43
£ Sterlin 65,7085 %0,25
Altın 6.851,0418 %-3,84
Gümüş 103,8843 %-4,57
Saadet Partisi Gölcük İlçe Başkanı Mustafa Özsoy, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla yaptığı haftalık basın açıklamasında, eğitim sistemindeki kronik sorunlara ve ekonomik gelişmelerin vatandaş üzerindeki ağır yüküne dikkat çekti. "Yeni Eğitim Öğretim Yılı Hayırlara Vesile Olsun"
Başkan Mustafa Özsoy, açıklamasının başında yeni eğitim öğretim yılının öğretmenlere, öğrencilere, velilere ve eğitim camiasının tüm mensuplarına hayırlar getirmesini temenni ederek şunları söyledi:
"Yeni bir eğitim öğretim yılına daha büyük umutlarla giriyoruz. Rabbim yavrularımıza başarılı, öğretmenlerimize verimli, velilerimize huzurlu bir eğitim yılı nasip etsin. Ancak her yeni dönemde aynı sorunları konuşmak zorunda kalıyor olmamız, eğitim politikalarının artık köklü bir anlayış değişikliğine ihtiyaç duyduğunu göstermektedir."
"Öğretmen Açığı Var, Atanamayan Öğretmen Sayısı 400 Bini Aştı"
Türkiye'de yaklaşık 80 bin öğretmen açığı bulunmasına rağmen yüz binlerce öğretmenin görev beklediğini ifade eden Özsoy, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bugün ülkemizde yaklaşık 80 bin öğretmen açığı bulunduğu ifade edilirken, buna rağmen 400 binden fazla öğretmenimiz atama beklemektedir. Bu tablo kabul edilemez. Gençlerimiz yıllarca emek veriyor, üniversite bitiriyor, sınavlara hazırlanıyor; fakat sonunda işsiz kalıyor.
Diğer taraftan yaklaşık 80 bin öğretmen ücretli öğretmenlik sistemiyle güvencesiz biçimde çalıştırılıyor. Asgari ücretin dahi altında gelirle hayat mücadelesi veren bu öğretmenlerimizin sigortaları eksik yatırılıyor, özlük haklarından mahrum bırakılıyor. Artan kira fiyatları, hayat pahalılığı ve yüksek yaşam maliyetleri karşısında birçok öğretmenimiz geçimini sağlamakta büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Öğretmeni ekonomik kaygılar içerisinde olan bir ülkenin eğitimde başarıyı yakalaması mümkün değildir."
"12 Yıllık Zorunlu Eğitim Yeniden Değerlendirilmelidir"
Eğitim sisteminin mevcut yapısının yeniden ele alınması gerektiğini belirten Özsoy, şöyle konuştu:
"12 yıllık zorunlu eğitim uygulaması beklenen faydayı sağlayamamış, birçok alanda yeni sorunları beraberinde getirmiştir. Gençlerimizin ilgi ve kabiliyetlerine uygun mesleki yönlendirmeler yapılamamakta, ara eleman ihtiyacı her geçen gün büyümektedir. Zorunlu eğitim sistemi tüm yönleriyle yeniden gözden geçirilmeli, öğrencilerin yeteneklerini merkeze alan yeni bir model oluşturulmalıdır."
"Hiçbir Çocuk Aç Karnına Derse Girmemelidir"
Artan hayat pahalılığının çocukları da doğrudan etkilediğini belirten Özsoy, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün Türkiye'de milyonlarca öğrencimiz sabah evinden kahvaltı yapamadan okula gitmektedir. Yoksulluk artık sınıfların içerisine kadar girmiştir. Aç bir çocuğun ders dinlemesini, başarılı olmasını beklemek gerçekçi değildir.
Bu nedenle devlet okullarında öğrenim gören her öğrenciye günlük en az bir öğün sağlıklı ve ücretsiz yemek verilmesi zorunlu hale getirilmelidir. Saadet Partisi iktidarında bu uygulama bir vaat değil, yerine getirilecek bir taahhüttür. Çocuklarımızın sağlıklı beslenmesi sosyal devlet olmanın en temel gereğidir."
"Manevi Eğitim İhmal Ediliyor"
Özsoy, eğitimin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığını belirterek şunları söyledi:
"Bilgi kadar ahlakın, başarı kadar karakterin de önemli olduğu bir eğitim anlayışına ihtiyaç vardır. Maalesef okullarımızda manevi eğitim yeterince önemsenmemektedir. Ahlaki değerleri güçlü, milletine ve insanlığa faydalı nesiller yetiştirmenin yolu; akademik eğitimin yanında milli ve manevi değerleri esas alan bir eğitim anlayışından geçmektedir."
"Okullarımızda Güvenlik ve Hijyen Sorunları Devam Ediyor"
Okulların fiziki şartlarına ilişkin eleştirilerde bulunan Özsoy, şu değerlendirmeyi yaptı:
"2026 yılında hâlâ öğrencilerimizin can güvenliğini tam anlamıyla sağlayamıyor olmamız büyük bir eksikliktir. Okullarda güvenlik tedbirleri yeterli değildir.
Bunun yanında birçok okulda temizlik malzemeleri yetersizdir. Tuvaletlerde sabun bulunmamakta, hijyen malzemeleri eksik kalmaktadır. Yeterli sayıda yardımcı personel ve hademe görevlendirilmediği için okullarımız temizlik konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktadır. 21. yüzyıl Türkiye'sinde çocuklarımızın bu şartlarda eğitim görmek zorunda bırakılması Türk eğitim sistemine yakışmamaktadır."
"Köy Okulları Yeniden Açılmalıdır"
Kapatılan köy okullarının yalnızca eğitim değil, kırsal yaşam açısından da olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirten Özsoy şöyle konuştu:
"Bir köy okulunun kapanması yalnızca bir okulun kapanması değildir. Köyün geleceğinin kapanmasıdır. Köy okullarının kapatılmasıyla birlikte kırsaldan kentlere göç hızlanmış, köyler boşalmış, tarımsal üretim ve hayvancılık ciddi darbe almıştır.
Bugün gıda fiyatlarının yükselmesini konuşuyorsak bunun önemli sebeplerinden biri de üreticinin köyünü terk etmek zorunda kalmasıdır. Köylerin yeniden canlanması için köy okulları acilen açılmalı, kırsalda yaşayan aileler desteklenmelidir."
"100 TL'yi Aşan Akaryakıt Fiyatları Ekonomiyi Daha da Zora Sokacaktır"
Basın açıklamasının ikinci bölümünde akaryakıt fiyatlarındaki artışa değinen Saadet Partisi Gölcük İlçe Başkanı Mustafa Özsoy, hükümete çağrıda bulundu.
Özsoy açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Benzin fiyatlarının 100 TL'nin üzerine çıkması yalnızca araç sahiplerini ilgilendiren bir mesele değildir. Akaryakıt, üretimin ve taşımacılığın temel girdisidir. Yakıta gelen her zam; pazardaki sebze ve meyveden sanayide üretilen ürüne, nakliyeden ekmeğe kadar her kalemin fiyatını artırmaktadır.
Özellikle çiftçilerimiz artık üretim maliyetlerini karşılamakta zorlanmaktadır. Mazot ve benzin fiyatlarındaki artış nedeniyle birçok üreticimizin üretimden çekilme tehlikesi bulunmaktadır. Çiftçi üretimden çekildiğinde bunun sonucu raflarda daha pahalı gıda, sofralarda daha yüksek enflasyon olacaktır."
"Akaryakıtta Vergi Yükü Hafifletilmeli"
Hükümetin yanlış vergi politikalarını eleştiren Özsoy sözlerini şöyle sürdürdü:
"Vatandaş her akaryakıt aldığında aslında yüksek vergiler ödemektedir. Hükümet, vatandaşın yükünü hafifletmek yerine adeta benzin istasyonlarını birer vergi dairesi gibi kullanmaktadır.
Vergi yükünü azaltacak düzenlemeler yapmak yerine sürekli zam politikası uygulanması kabul edilemez. Bu anlayış sürdürülebilir değildir. Artan maliyetlerin faturası en çok dar gelirliye, emekliye, işçiye, memura ve esnafımıza kesilmektedir.
Saadet Partisi olarak üretimi destekleyen, çiftçiyi koruyan, vergiyi adaletli hale getiren ekonomik politikaların hayata geçirilmesini savunuyoruz. Üretenin kazandığı, vatandaşın ezilmediği, adaletin hâkim olduğu bir ekonomik düzen mümkündür."
"Milletimizin Refahı İçin Çözüm Üretmeye Devam Edeceğiz"
Açıklamasını değerlendirmeyle tamamlayan Saadet Partisi Gölcük İlçe Başkanı Mustafa Özsoy, şu ifadeleri kullandı:
"Saadet Partisi olarak günü kurtaran değil, geleceği inşa eden politikalar ortaya koymaya devam edeceğiz. Eğitimden ekonomiye, üretimden sosyal adalete kadar her alanda milletimizin sorunlarını dile getirmeyi ve çözüm önerilerimizi paylaşmayı sürdüreceğiz. Daha yaşanabilir, daha müreffeh ve daha adil bir Türkiye mümkündür. Bunun için çalışmaya, milletimizin sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz."