Filiz Altun ile Farklı Taraf Filiz Altun ile Farklı Taraf: ZOR ZAMANDA YARGILAMAK MI KOLAY, YANINDA DURMAK MI?
İnsanları yalnızca en güçlü oldukları günlerde değil, en zor zamanlarında da tanırız. Çünkü insanın karakteri, sahip oldukları kadar kaybettikleriyle; yükseldiği kadar düştüğü anlarla da ortaya çıkar.
Hayat, her zaman düz bir çizgide ilerlemez.
Kimi zaman zirvedeyken gelen ani bir darbe, kimi zaman peş peşe yaşanan haksızlıklar, güvenilen dağlara yağan karlar ve orta yaşın o hassas eşiğinde karşılaşılan ağır travmalar...
Bütün bunlar, hayatı boyunca güçlü durmuş, üretmiş, mücadele etmiş bir insanı bile sarsabilir.
Başarılı ve güçlü görünen bir insanın bir anda yolunu kaybetmesi, taşıdığı yükün altında ezilmesi ve bir süre ne yapacağını bilememesi, aslında fazlasıyla insani bir durumdur.
Ne var ki toplumun böyle durumlara verdiği refleks çoğu zaman acımasızdır.
“Düşenin dostu olmaz” derler.
Bugünün dünyasında ise düşene el uzatanlardan çok, parmak sallayanların sayısı artmış gibi görünüyor.
“Zaten sorunluydu.”
“Demek ki o kadar da güçlü değilmiş.”
“Aklını kullansaymış.”
“Kandırılmasaymış.”
Bu cümlelerin her biri, zaten yaralı olan bir insanın sırtına vurulan yeni bir darbedir.
Daha da acısı, bir insanın yaşadığı geçici ruhsal sarsıntıların bile mesnetsiz biçimde birtakım hastalık etiketlerine dönüştürülmesi, ardından “aman uzak dur, sorunlu” türünden dedikodularla yalnızlaştırılmasıdır.
Oysa insanı iyileştiren şey çoğu zaman yargı değil, anlaşılmaktır.
Dışarıdan bakıp kolayca hüküm veren, kendi hayatını güvenli ve kontrol altında zanneden insanlara sormak gerekir:
“Acaba o büyük başarıların, o çetin yolların ve o ağır mücadelelerin üçte birini siz göğüsleyebilir miydiniz?”
Hayat sizi o ateşin içinden geçirseydi, gerçekten güçlü olduğunuz için mi ayakta kalırdınız; yoksa yaşananlara karşı kayıtsız ve duyarsız olduğunuz için mi?
Çünkü hassas, derin düşünen, empati kuran ve çevresindeki insanları koruyup kollamaya çalışan birinin haksızlığa uğradığında sarsılması, her zaman zayıflık değildir.
Bazen tam tersine, hâlâ insan kalabilmesinin göstergesidir.
Bugünün dünyası insanları çoğu zaman başarıları, güçleri, paraları, görüntüleri ve sahip oldukları imkânlarla ölçüyor.
Güçlüysen değerlisin.
Başarılıysan önemlisin.
Ayaktaysan alkışlanıyorsun.
Peki ya düştüğünde?
İşte insanlığımızın gerçek sınavı tam da burada başlıyor.
Bir insanın en zor gününde ona ne söylediğimiz, aslında onun kim olduğundan çok bizim kim olduğumuzu gösterir.
Belki de değiştirmemiz gereken yalnızca başkalarına bakışımız değil; düşmenin de hayatın bir parçası olduğunu kabul edebilme biçimimizdir.
Çünkü herkesin hayatında bir kırılma noktası olabilir.
Bugün güçlü olan yarın yorulabilir.
Bugün ayakta duran yarın düşebilir.
Ve belki de asıl mesele hiç düşmemek değil...
Düştüğümüzde yanımızda kimin olduğunu ve biz başkasının düştüğü gün yanında durmayı seçip seçmediğimizi bilmektir.
Zor zamanda yargılamak kolaydır.
Asıl mesele, yanında durabilecek kadar insan kalabilmektir.
Filiz Altun
Yurtdışı Eğitim ve Kariyer Danışmanı
- Toplam 4 yorum
Emel Yetenek 02:21 - 20 Eylül 2026
MsG 15:32 - 11 Eylül 2026
Çok güzel kelimelerin gücü adına. Filiz hanım ✨
Ozgur yeni zellanda 14:35 - 11 Eylül 2026
Filiz Hanım, yazınız çok yerinde bir noktaya değiniyor: başarıyı alkışlamak kolay, düşüşte yanında durmak ise gerçek karakteri ölçen şey. Özellikle 'geçici duygusal sarsıntıların hastalık gibi etiketlenmesi' tespiti bugünün toplumsal yargılama kültürünü çok net özetliyor. Empati göstermenin zayıflık değil, insan kalabilmenin bir işareti olduğu vurgusu da düşündürücü. Kaleminize sağlık.
Ozgur yeni zellanda 14:34 - 11 Eylül 2026
Filiz Hanım, yazınız çok yerinde bir noktaya değiniyor: başarıyı alkışlamak kolay, düşüşte yanında durmak ise gerçek karakteri ölçen şey. Özellikle 'geçici duygusal sarsıntıların hastalık gibi etiketlenmesi' tespiti bugünün toplumsal yargılama kültürünü çok net özetliyor. Empati göstermenin zayıflık değil, insan kalabilmenin bir işareti olduğu vurgusu da düşündürücü. Kaleminize sağlık.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Filiz Altun ile Farklı Taraf: ADALETİN KAPISINDA ŞİDDET 25 Ekim 2026 Pazar
- Filiz Altun ile Farklı Taraf: GÖĞE YÜKSELDİK, YAĞMURDA BOĞULDUK 20 Ekim 2026 Salı
- Filiz Altun ile Farklı Taraf: SKORUN ÖTESİNDE 17 Ekim 2026 Cumartesi
- Filiz Altun ile Farklı Taraf Köşe Yazısı: BAŞARININ VE İSTİKRARIN ADRESİ: HAKAN TANER ÇAPIN VE ÇAPIN MEDYA 08 Ekim 2026 Perşembe
- Filiz Altun ile Farklı Taraf: SPORDA YENİ SEZON, ESKİ BİR TEMENNİ: HAK EDEN KAZANSIN 05 Ekim 2026 Pazartesi
- Filiz Altun Köşe Yazısı: ADALETİN DÜDÜĞÜ ÇALINCA: FUTBOLUMUZUN “KARA KUTUSU” AÇILIYOR 30 Eylül 2026 Çarşamba
- Filiz Altun Köşe Yazısı: DEPREM GERÇEĞİ VE KENTSEL DÖNÜŞÜM: “MÜMKÜN OLAN ZAMANIN” NERESİNDEYİZ? 27 Eylül 2026 Pazar
- Filiz Altun Köşe Yazısı: “Küçük Kariyerler” Gölgesinde Büyük Vicdanlar 25 Eylül 2026 Cuma
- Filiz Altun ile Farklı Taraf: Piyasada “Fon” Sinyalleri 24 Eylül 2026 Perşembe
- Filiz Altun ile Farklı Taraf: Güven Bir Kez Kırılırsa... 21 Eylül 2026 Pazartesi